Popüler Yayınlar

24 Aralık 2013 Salı

Eşimin anlaşılmaz tavırları ve bize ailemize etkileri..

Eşim uzun süredir çok garip tavrılar içinde.
Bebeğimiz olduğundan beri ne yapıyor ne yapmak istiyor ben de anlayamıyorum.
Arkadaşları ile olan ilişkilerine günlerine kahvaltılarına doğum günlerine partilerine dualarına ev ziyaretlerine kahve ziyaretlerine katılıp yardım sağlamaktan ne eve ne oğlumuza ne bana ne kendisine zaman ayıramıyor.
Sonra bunları yönetemeyen oğlumuza patlıyor. Evdeki gerginlik te ben hem eşimden hem evden soğutuyor.
Eve aldığımız yardımcıya rağmen akşama ev işleri bırakıyor.
Akşamları evde genellikle yemek olmuyor.
Birbirimize ayırdığımız zaman da olmuyor.
Arkadaşlarına bir şeyler yapmaktan bize zaman kalmıyor.
Oğlumuz birşey isteyince eşim yorgun oluyor.
ben onları dışarı çıkarınca iyi oluyorum eve gelince zaten eşim yorgun oluyor.
oğlumuzla eve gelince sürekli ben oynuyorum ve zaman geçiriyorum. eşim sadece ipad başında oyun oynuyor. bizden tamamen kopmuş durumda. bu durumdan mutlu olduğunu sanmıyorum ama durum bu.

aklıma gelen destek yöntemleri işe yaramıyor.
İltifatlar ediyorum. Destek olmaya çalışıyorum. Yemeğe çıkarıyorum. Alış verişe götürüyorum. Tatile götürüyorum. Eve gelince çocuklarla ilgileniyorum. Eve yardımcı alıyorum. olmuyor. olmuyor...

sürekli bir memnuniyetsizlik sabırsızlık. sürekli oğlumuzla didişme hali

artık yoruldum ve sıkıldım.
kendi programlarımı yapmaya başlayacağım.
gerçekten üzgünüm..

14 Aralık 2013 Cumartesi

İnsanlığımdan Utandım

Geçenlerde internette okuduğum bir yazı aracılığı ile haberdar olduğum bir belgesel izledim. blood on the mobile gibi bir şeydi sanırım ama gerçekten insanlığımdan utandım.
daha önce kanlı elmas hotel rwanda ve lord of war filmleri ile biraz fikir sahibi olduğum afrikadaki sömürü ve zulüm düzenini bu belgeselde daha iyi kavramış ve hissetmiş oldum.
emperyalist güçler gerçekten kendi çıkar ve menfaatleri için bütün dünyayı ve kaynaklarını hiçe sayıyorlar.
kullandığımız faydalandığımız ve tükettiğimiz her şeyde aslında sömürülen insanların ve doğanın hakları var.
petrolde
otomobilde
asfaltta
betonda
telefonda
elektronikte
madende
uçakta
hidroelektrik santrallerinde
şehirlerde
herşeyde..
nedir bunun doğrusu?
gidip dağda münzevi hayatı yaşamak mı? gerçekten cevap vermek çok zor...
bu dünyaya daha iyi yaşamak için dünyayı sömürmeye mi geliyoruz biz?
metabolizmaya yerleşip yok etmeye çalışan virüsler gibiyiz.
çok zor bir soru

vicdanım sızım sızım sızlıyor... üzgünüm.

gerçekten çok korkunç ve üzücü..
insanlığımdan utandım resmen..